
GİRİŞ ve AMAÇ: Tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarları, biyorisklerin yanı sıra deprem ve sel gibi afetlerin yol açabileceği ikincil risklere de açıktır. Ancak bu laboratuvarlardaki biyogüvenlik ve biyoemniyet uygulamalarının afet hazırlığıyla bütünleştirilmesini inceleyen çalışmalar sınırlıdır. Bu çalışmada, Türkiye’deki tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarı çalışanlarının algılanan güvenlik, afet hazırlığı, acil durum eylem planı ve ilk yardım konularındaki bilgi düzeyleri ile bunları etkileyen bireysel ve kurumsal faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
YÖNTEM ve GEREÇLER: Türkiye genelindeki tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarı çalışanları arasında 18-30 Temmuz 2023 tarihleri arasında kesitsel, çevrim içi bir anket çalışması yürütülmüştür. Yapılandırılmış anket formunda mesleki deneyim, laboratuvar özellikleri, biyogüvenlik eğitimi öyküsü, afet odaklı risk değerlendirmesi ve kalite sistemlerinin yanı sıra algılanan güvenlik, afet hazırlığı, acil durum eylem planı bilgisi ve ilk yardım bilgisini değerlendiren beşli Likert tipi maddeler yer almıştır. Bu maddeler kullanılarak Algılanan Güvenlik Skoru (AGS), Afet Hazırlık Skoru (AHS), Acil Durum Eylem Planı Bilgi Skoru (ADEPS) ve İlk Yardım Bilgi Skoru (İYBS) hesaplanmıştır. Ölçeklerin iç tutarlılığı Cronbach alfa katsayısıyla; gruplar arasındaki farklılıklar ve skorlar arasındaki ilişkiler ise parametrik olmayan testler ve Spearman korelasyon analiziyle değerlendirilmiştir (p<0,05).
BULGULAR: Çalışmaya 86 kişi katılmıştır. Katılımcıların %44,2’sinin 15 yıldan fazla mesleki deneyime sahip olduğu ve %75,6’sının tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarında çalıştığı belirlenmiştir. Katılımcıların %65,1’i lisans veya lisansüstü eğitimleri sırasında, %61,6’sı ise kuruma girişte biyogüvenlik veya oryantasyon eğitimi aldığını bildirmiştir. Katılımcıların %57,0’ı kurumlarında en az yılda bir biyogüvenlik eğitimi verildiğini, %54,7’si acil durum ve afetlere yönelik risk değerlendirmesi yapıldığını ve %59,3’ü biyogüvenlik odaklı bir kalite sistemi bulunduğunu belirtmiştir. AGS, AHS, ADEPS ve İYBS için Cronbach alfa katsayıları sırasıyla 0,843, 0,865, 0,930 ve 0,895 olarak hesaplanmış ve ölçeklerin yüksek iç tutarlılığa sahip olduğu belirlenmiştir. AGS ile AHS arasında çok güçlü pozitif korelasyon saptanmıştır (r=0,842; p<0,001). Araştırma görevlilerinin ADEPS skorları teknisyenlerin ve öğretim elemanlarının skorlarından anlamlı düzeyde daha düşük bulunmuştur (sırasıyla p=0,003 ve p=0,001). On yıldan fazla mesleki deneyime sahip katılımcılar ile düzenli biyogüvenlik eğitimi, risk değerlendirmesi ve kalite sistemi bulunan kurumlarda çalışanların AGS, AHS ve ADEPS medyanları anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p<0,05).
TARTIŞMA ve SONUÇ: Türkiye’deki tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarı çalışanları rutin biyogüvenlik bakımından kendilerini görece güvende hissetmekle birlikte, afetlere hazırlık algıları daha düşük düzeydedir. Afet senaryolarını kapsayan düzenli ve kurumsallaşmış biyogüvenlik eğitimlerinin, acil durum risk değerlendirmelerinin, ilk yardım eğitimlerinin ve kalite sistemlerinin özellikle genç ve daha az deneyimli çalışanlara yönelik olarak güçlendirilmesi, afet riski yüksek bölgelerde laboratuvarların dayanıklılığının artırılması açısından gerekli görünmektedir.
Anahtar Kelimeler: Biyogüvenlik, afet hazırlığı, laboratuvar güvenliği, risk değerlendirmesi, kalite yönetimi, tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarı
INTRODUCTION: Medical microbiology laboratories are exposed not only to biorisks but also to secondary risks associated with disasters such as earthquakes and floods. However, studies examining the integration of biosafety and biosecurity practices with disaster preparedness in these laboratories are limited. This study aimed to evaluate perceived safety, disaster preparedness, emergency action plan knowledge, and first-aid knowledge among medical microbiology laboratory staff in Türkiye and to identify the individual and institutional factors influencing these domains.
METHODS: A cross-sectional online survey was conducted among medical microbiology laboratory staff across Türkiye between July 18 and 30, 2023. The structured questionnaire included five-point Likert-type items assessing perceived safety, disaster preparedness, emergency action plan knowledge, and first-aid knowledge, as well as questions concerning professional experience, laboratory characteristics, biosafety training history, disaster-focused risk assessments, and quality systems. The Perceived Safety Score (PSS), Disaster Preparedness Score (DPS), Emergency Action Plan Knowledge Score (EAPKS), and First-Aid Knowledge Score (FAKS) were calculated using these items. The internal consistency of the scales was assessed using Cronbach’s alpha coefficient. Differences between groups and relationships between scores were evaluated using non-parametric tests and Spearman’s correlation analysis (p<0.05).
RESULTS: A total of 86 individuals participated in the study. Of these, 44.2% had more than 15 years of professional experience, and 75.6% worked in medical microbiology laboratories. Overall, 65.1% of the participants reported receiving biosafety training during their undergraduate or postgraduate education, whereas 61.6% reported receiving biosafety or orientation training upon joining their institution. Moreover, 57.0% stated that biosafety training was provided at least annually at their institution, 54.7% reported that risk assessments for emergencies and disasters were conducted, and 59.3% reported that their institution had a biosafety-focused quality system. Cronbach’s alpha coefficients for the PSS, DPS, EAPKS, and FAKS were 0.843, 0.865, 0.930, and 0.895, respectively, indicating high internal consistency. A very strong positive correlation was found between the PSS and DPS (r=0.842; p<0.001). The EAPKS scores of research assistants were significantly lower than those of technicians and academic staff (p=0.003 and p=0.001, respectively). Median PSS, DPS, and EAPKS values were significantly higher among participants with more than 10 years of professional experience and those working at institutions with regular biosafety training, risk assessments, and a quality system (p<0.05).
DISCUSSION AND CONCLUSION: Medical microbiology laboratory staff in Türkiye feel relatively safe regarding routine biosafety; however, their perceived level of disaster preparedness is lower. Strengthening regular and institutionalized biosafety training that incorporates disaster scenarios, emergency risk assessments, first-aid training, and quality systems, particularly for younger and less-experienced staff, appears necessary to enhance laboratory resilience in regions at high risk of disasters.
Keywords: Biosafety, disaster preparedness, laboratory safety, risk assessment, quality management, medical microbiology laboratory